Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Wilma'nın Sandığı

Wilma'nın Sandığı

Murat Tuncel günlük hayatın hayhuyu içinde görmezden geldiğimiz küçük olayları, belli belirsiz hareketleri, dalgın bakışlara, kısa bakışmalara, en hafif seslere gizlenen ince sızıları yakalayan bir dil duyarlılığı ile yazıyor öykülerini. Göçmenlerin, mültecilerin dünyasında paramparça edilmiş zamanı yeniden harmanlayarak okura bir yapboz sunuyor ve ondan kendi öyküsünü kurmasını bekliyor. “Dayısı aldığı anahtarı bir süre parmaklarının arasında çevirdi. Ablalarına ve Marianna’ya baktı birkaç kez. Marianna’nın konuşmaya pek niyetli olmadığını anlayınca, kalkıp üstünde el oymalı sandığın bulunduğu tekerlekli sehpayı masanın yanına çekti. Anahtarı sokup üç kez çevirerek kilidi açtı. Kapağı açılan sandıktan odaya naftaline batırılmış lavanta kokusu yayıldı. Herkes birbirine bakarken, Marianna’nın dayısı elini uzatıp, biri beyaz, biri sarı, biri pembe üç ipek bluz, yarı yanmış kırmızı bir mum, İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma bir madalya, bir denizci şapkası, çok eski zamanlardan kalma küçücük bir Meryem Ana ikonu ve üç tane de sedef düğme çıkarıp masanın üzerine koydu...”
Yazar:Murat Tuncel
Sayfa Sayısı:128
Dil:Türkçe
Isbn:9789754343991
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:26.10.2010
14 TL
10,50 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Wilma'nın Sandığı
Murat Tuncel günlük hayatın hayhuyu içinde görmezden geldiğimiz küçük olayları, belli belirsiz hareketleri, dalgın bakışlara, kısa bakışmalara, en hafif seslere gizlenen ince sızıları yakalayan bir dil duyarlılığı ile yazıyor öykülerini. Göçmenlerin, mültecilerin dünyasında paramparça edilmiş zamanı yeniden harmanlayarak okura bir yapboz sunuyor ve ondan kendi öyküsünü kurmasını bekliyor.

“Dayısı aldığı anahtarı bir süre parmaklarının arasında çevirdi. Ablalarına ve Marianna’ya baktı birkaç kez. Marianna’nın konuşmaya pek niyetli olmadığını anlayınca, kalkıp üstünde el oymalı sandığın bulunduğu tekerlekli sehpayı masanın yanına çekti. Anahtarı sokup üç kez çevirerek kilidi açtı. Kapağı açılan sandıktan odaya naftaline batırılmış lavanta kokusu yayıldı. Herkes birbirine bakarken, Marianna’nın dayısı elini uzatıp, biri beyaz, biri sarı, biri pembe üç ipek bluz, yarı yanmış kırmızı bir mum, İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma bir madalya, bir denizci şapkası, çok eski zamanlardan kalma küçücük bir Meryem Ana ikonu ve üç tane de sedef düğme çıkarıp masanın üzerine koydu...”
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı