Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Bir Derin Göz Ağrısı

Bir Derin Göz Ağrısı

Sözcüklerin sihirli dünyasıyla tanıştığımdan beri ilk elbisemdi üzerime şiir giyinmek. Nereden bilebilirdim, gözle görülebilir tüm renklerin içinde dans eder gibi bir tutam rüyalar tozu ile olabildiğince gerçekler silsilesinin peşimden adeta gölge gibi beni takip edeceğini. Şimdi anlıyorum, şiir buluşmaktı ilk. Ucu bucağı olmayan, sonsuzluğun uçlarına doğru sonsuz köprülerden geçmek gibi bir şeydi. Seni seviyorum iki kısa kelimeydi. İki kelime arası sen'den bana uzanan "köprüler" boyu bitmeyen yolda bitmeyen serzenişlerdi. Yol'da karşılaştığın her sözcük, bir sus payında hece hece haykırmaktı. Bitti dedikleri yerden öldün, öldürüldün nihayet sandıkları; Ay ışığı gölgesinde, sabaha karşı Güneş'e sırtını yaslayanların yanık türküsüyle güne meydan okumaktı...Şiir, başkalarına uzanırdı ilk. Senden ona uzanan ilk köprüydü. Varış, hiçliğin altın sapağında kendine ulaşmaktı şimdi anlıyorum. Aklım, ikiliklerin savaşıyla kelimelerin gücü sayesinde galip gelirken, ilk kez kalbimin fısıldadığı bir şiir ile sınırları aşmanın gayesiyle geldi buralara: "Sevmenin tadı, Bir’den Bir’e...İşte!Âşıklar köprüsü üzerindesin.Sonsuzluğun günü sensinGecesi sensin korkularının.Sen, uyumakla anlaşılamayacak kadar güzel,Uyanmanın tarif edemeyeceği kadarVuslat vuslat...Hasret hasret...Baştan aşağı bensin. Sen bensin, ben senden..."
Yazar:Ecem Fulya Yazar
Sayfa Sayısı:72
Dil:Türkçe
Isbn:9786057252531
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:04.08.2023
60 TL
50,70 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Bir Derin Göz Ağrısı
Sözcüklerin sihirli dünyasıyla tanıştığımdan beri ilk elbisemdi üzerime şiir giyinmek. Nereden bilebilirdim, gözle görülebilir tüm renklerin içinde dans eder gibi bir tutam rüyalar tozu ile olabildiğince gerçekler silsilesinin peşimden adeta gölge gibi beni takip edeceğini. Şimdi anlıyorum, şiir buluşmaktı ilk. Ucu bucağı olmayan, sonsuzluğun uçlarına doğru sonsuz köprülerden geçmek gibi bir şeydi. Seni seviyorum iki kısa kelimeydi. İki kelime arası sen'den bana uzanan "köprüler" boyu bitmeyen yolda bitmeyen serzenişlerdi. Yol'da karşılaştığın her sözcük, bir sus payında hece hece haykırmaktı. Bitti dedikleri yerden öldün, öldürüldün nihayet sandıkları; Ay ışığı gölgesinde, sabaha karşı Güneş'e sırtını yaslayanların yanık türküsüyle güne meydan okumaktı...
Şiir, başkalarına uzanırdı ilk. Senden ona uzanan ilk köprüydü. Varış, hiçliğin altın sapağında kendine ulaşmaktı şimdi anlıyorum. Aklım, ikiliklerin savaşıyla kelimelerin gücü sayesinde galip gelirken, ilk kez kalbimin fısıldadığı bir şiir ile sınırları aşmanın gayesiyle geldi buralara:
 
"Sevmenin tadı, Bir’den Bir’e...
İşte!
Âşıklar köprüsü üzerindesin.
Sonsuzluğun günü sensin
Gecesi sensin korkularının.
Sen, uyumakla anlaşılamayacak kadar güzel,
Uyanmanın tarif edemeyeceği kadar
Vuslat vuslat...
Hasret hasret...
Baştan aşağı bensin.
 
Sen bensin, ben senden..."

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı