Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Hallac-ı Mansur  Dicleden Yükselen Feryat

Hallac-ı Mansur Dicleden Yükselen Feryat

“Kendimi tesbih ederim, şanım ne büyüktür” diyen Bayezid Bistami ile “Cübbemin altında Allah’tan başkası yok” diyen Cüneyd-i Bağdadi’nin sözleri aşk sarhoşluğuna bağışlanmış da “Ene’l-Hak” diyen Hak aşığı için Bağdat’ın Babu’t-Tak meydanında bir darağacı kurulmuş ve Hallac-ı Mansur, hakkında verilen ölüm fermanı gereği, 26 Mart 922 tarihinde hunharca katledilmiştir.Hallac-ı Mansur gibi gerçek bir aşığın, basireti ve ateşli imanı sayesinde, değil acı ve elemlerin, ona reva gördükleri ölümün bile bu ölçüde tatlılaşabileceğinden habersiz olanlar, idamından sonra ondan geriye herhangi bir iz ya da işaret kalmasın ve adı unutulup gitsin diye, bedenini ateşte yakıp küllerini Dicle Nehri’ne savurmuşlardır. Ancak ne izlerini yok edebilmiş ne de adını unutturabilmişlerdir.Bu eser, o günden beri Dicle’den yükselen “Ene’l-Hak” çığlığının öyküsüdür.
Yazar:Ahmet Çelik
Sayfa Sayısı:208
Dil:Türkçe
Isbn:9789757747918
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:13.07.2013
9,26 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Hallac-ı Mansur Dicleden Yükselen Feryat
“Kendimi tesbih ederim, şanım ne büyüktür” diyen Bayezid Bistami ile “Cübbemin altında Allah’tan başkası yok” diyen Cüneyd-i Bağdadi’nin sözleri aşk sarhoşluğuna bağışlanmış da “Ene’l-Hak” diyen Hak aşığı için Bağdat’ın Babu’t-Tak meydanında bir darağacı kurulmuş ve Hallac-ı Mansur, hakkında verilen ölüm fermanı gereği, 26 Mart 922 tarihinde hunharca katledilmiştir.

Hallac-ı Mansur gibi gerçek bir aşığın, basireti ve ateşli imanı sayesinde, değil acı ve elemlerin, ona reva gördükleri ölümün bile bu ölçüde tatlılaşabileceğinden habersiz olanlar, idamından sonra ondan geriye herhangi bir iz ya da işaret kalmasın ve adı unutulup gitsin diye, bedenini ateşte yakıp küllerini Dicle Nehri’ne savurmuşlardır. Ancak ne izlerini yok edebilmiş ne de adını unutturabilmişlerdir.

Bu eser, o günden beri Dicle’den yükselen “Ene’l-Hak” çığlığının öyküsüdür.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı