Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Nar Kitabı

Nar Kitabı

Faruk Duman, 2001 yılında çıkan Nar Kitabı’nda, anlamını sözcüklerin çağrışımlarıyla çoğaltan, yoğunlaştırılmış bir dilin imgelerle yüklü dünyasınagötürüyor okurunu. Cenkler anlatıyor, düğünler, dernekler, masalsı aşklar, hatta masallar anlatıyor; konaklarla, atlarla, kılıçlarla, sevdalarla dolu topraklarda dolaştırıyor. Benzersiz bir ustalıkla yaratılmış ölçülü, şiirsel diliyle öne çıkıyor Nar Kitabı. “Gece vaktiydi. Geceye meydan okumaydı. Söylenenlere göre –ki bu hiçbir zaman tam olarak bilinemeyecek– babam, annemin başına kötü işler açan bir yanaşmayı öldürüp bir yerlere gömmüş. Herkesin bildiği bu gerçek, ortak bir sırra dönüşmüş, kısa bir süre içinde. Gerçi kimsenin kimseden bir saklısının olmasına gerek yokmuş, ama böyle olmuş yine de. Ne tuhaf. Bir yalanı –aşikârbir yalanı– iki kişinin, üç kişinin, dahası, bir köyün konuşması. Dahası, yalanın dallanıp budaklanması. Öyle ya, yalana bir cümle eklemekten daha zevkli neolabilir. Kötü mü, kendi büyüklüğünde bir yalanım işte, Kelime’yim ben.”
Yazar:Faruk Duman
Sayfa Sayısı:88
Dil:Türkçe
Isbn:9789750853692
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:03.06.2022
60 TL
37,95 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Nar Kitabı
Faruk Duman, 2001 yılında çıkan Nar Kitabı’nda, anlamını sözcüklerin çağrışımlarıyla çoğaltan, yoğunlaştırılmış bir dilin imgelerle yüklü dünyasına
götürüyor okurunu. Cenkler anlatıyor, düğünler, dernekler, masalsı aşklar, hatta masallar anlatıyor; konaklarla, atlarla, kılıçlarla, sevdalarla dolu topraklarda dolaştırıyor.
 
Benzersiz bir ustalıkla yaratılmış ölçülü, şiirsel diliyle öne çıkıyor Nar Kitabı.
 
“Gece vaktiydi. Geceye meydan okumaydı. Söylenenlere göre –ki bu hiçbir zaman tam olarak bilinemeyecek– babam, annemin başına kötü işler açan bir yanaşmayı öldürüp bir yerlere gömmüş. Herkesin bildiği bu gerçek, ortak bir sırra dönüşmüş, kısa bir süre içinde. Gerçi kimsenin kimseden bir saklısının olmasına gerek yokmuş, ama böyle olmuş yine de. Ne tuhaf. Bir yalanı –aşikâr
bir yalanı– iki kişinin, üç kişinin, dahası, bir köyün konuşması. Dahası, yalanın dallanıp budaklanması. Öyle ya, yalana bir cümle eklemekten daha zevkli ne
olabilir. Kötü mü, kendi büyüklüğünde bir yalanım işte, Kelime’yim ben.”
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı