Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
İstanbullu

İstanbullu

Daha önce Metin Eloğlu’nun kitaplaşmamış şiirlerini (İbresiz Bir Pusula, YKY, 2007) derleyen Turgay Anar, dört yıl boyunca 300’den fazla süreli yayını inceledi ve şairin biri hiç yayımlanmamış 25 öyküsüne ulaştı.Metin Eloğlu, ilk kez kitaplaşan, kimi “karışık teknik”le, kimi de Türk öykücülüğünde belki ilk kez “sen-öyküsel” anlatımla yazılmış, kimileri de gerçeküstü yönelimler taşıyan bu öykülerde, şiirinden bildiğimiz atak, haylaz ve yaratıcı Türkçesiyle İstanbul’u, denizi, Anadolu’yu, adamları ve kadınları ve aşk acılarını anlatıyor...Bu arada, Sait Faik’in öykücü olmanın temel ölçütlerinden biri saydığı “balık isimlerini bilme” sınavından da “Yıldızlı Pekiyi”yle geçiyor:“Ah, buraya kışın gelmeliydi: Civarinalar tozu dumana katarken, bir yelken bezine bürünüp, yavru orkinosları, kaplan postlu, dört dikenli dıragonyaları beklemek... Hapı yutan kılıcın nazlı nazlı salınması, gitgide iflahtan kesilmesi... Siyah sarı al benekli minakoplar... Koçan gibi kefalları ileryalardan ayrı koyun... O canım iskorpitler, taş balıkları isperkolar...Kadınca edalı kupesler... Bulbulyanın o yumuşacık kokusunu bir yol genzinde sezince tebdili şaşan karagözler...”
Yazar:Metin Eloğlu
Sayfa Sayısı:148
Dil:Türkçe
Isbn:9789750816512
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:09.03.2017
110 TL
72,59 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
İstanbullu
Daha önce Metin Eloğlu’nun kitaplaşmamış şiirlerini (İbresiz Bir Pusula, YKY, 2007) derleyen Turgay Anar, dört yıl boyunca 300’den fazla süreli yayını inceledi ve şairin biri hiç yayımlanmamış 25 öyküsüne ulaştı.

Metin Eloğlu, ilk kez kitaplaşan, kimi “karışık teknik”le, kimi de Türk öykücülüğünde belki ilk kez “sen-öyküsel” anlatımla yazılmış, kimileri de gerçeküstü yönelimler taşıyan bu öykülerde, şiirinden bildiğimiz atak, haylaz ve yaratıcı Türkçesiyle İstanbul’u, denizi, Anadolu’yu, adamları ve kadınları ve aşk acılarını anlatıyor...

Bu arada, Sait Faik’in öykücü olmanın temel ölçütlerinden biri saydığı “balık isimlerini bilme” sınavından da “Yıldızlı Pekiyi”yle geçiyor:
“Ah, buraya kışın gelmeliydi: Civarinalar tozu dumana katarken, bir yelken bezine bürünüp, yavru orkinosları, kaplan postlu, dört dikenli dıragonyaları beklemek... Hapı yutan kılıcın nazlı nazlı salınması, gitgide iflahtan kesilmesi... Siyah sarı al benekli minakoplar... Koçan gibi kefalları ileryalardan ayrı koyun... O canım iskorpitler, taş balıkları isperkolar...
Kadınca edalı kupesler... Bulbulyanın o yumuşacık kokusunu bir yol genzinde sezince tebdili şaşan karagözler...”
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı