Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Ekmeğimiz

Ekmeğimiz

Predrag Matvejevic, Ekmeğimiz kitabında buğdayın muhteşem gezintisini, nesilden nesle aktarılan bilgileri derlemekle kalmıyor; ekmeğin bilgelik, şiir, sanat ve inanca dair tarihini de yazıyor. Yazar, ekmeğin destanını anlatırken Tanrı’dan ve insanlardan, tarihten ve antropolojiden, açlıktan ve zenginlikten, savaştan ve barıştan, şiddetten ve aşktan da söz ediyor. Bu sayfalarda, herkes, kendi içindeki açlığa hitap eden ekmeği bulacaktır. “Evren ekmekle başlar.” Bunlar, Pythagoras’ın, bilge Laertioslu Diogenes tarafından, sonraki nesillere aktarılmış sözleridir. Ekmek doğanın ve kültürün ürünüdür. Barış şartı ve savaş nedeni, umut göstergesi ve umutsuzluk sebebi olmuştur. Dinler onu kutsamıştır. Halk onun üzerine yeminler etmiştir. Herkese yetecek kadar ekmeği olmayan ülkeler bahtsızdır. Öte yandan, sadece ekmeği olan ülkeler de mesut değildir. Asırlar boyunca “sadece ekmekle yaşanmaz” sözü yinelenmiştir. Buğday ve ekmekle ilgili bilgiler nesilden nesle aktarılmıştır. Atalar, miras olarak, görünüş ve kullanım bakımından birbirine benzeyen, birbirine yakın araç ve aletler bırakmışlardır: Ekmek teknesinde un yoğrulur ve bu tekne, bebek sallanılan beşiğe, yatılan yatağa, ölümden sonra girilen tabuta, bir kıyıdan diğerine geçmeye yarayan kayığa benzer. Başkalarının Fotoğrafı ve Öyküler Unutmaz ile adını duyuran Semra Aktunç, yeni öykülerini Yalos’ta bir araya getiriyor. “Yalos” (driftwood), akarsularla denizlere ulaşıp dalgalarla kıyılara vuran odun parçalarına deniyor... Aktunç’un, doğanın ve zamanın yarattığı bu ağaçtan heykellerin adını kitabına koyması boşuna değil: Kaybolmaya yüz tutmuş incelikler Yalos’ta ustalıkla öyküleşiyor.
Yazar:Predrag Matvejevic
Çevirmen:Meryem Mine Çilingiroğlu
Sayfa Sayısı:184
Dil:Türkçe
Isbn:9789750824821
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:07.03.2013
13,89 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Ekmeğimiz
Predrag Matvejevic, Ekmeğimiz kitabında buğdayın muhteşem gezintisini, nesilden nesle aktarılan bilgileri derlemekle kalmıyor; ekmeğin bilgelik, şiir, sanat ve inanca dair tarihini de yazıyor. Yazar, ekmeğin destanını anlatırken Tanrı’dan ve insanlardan, tarihten ve antropolojiden, açlıktan ve zenginlikten, savaştan ve barıştan, şiddetten ve aşktan da söz ediyor. Bu sayfalarda, herkes, kendi içindeki açlığa hitap eden ekmeği bulacaktır.

“Evren ekmekle başlar.” Bunlar, Pythagoras’ın, bilge Laertioslu Diogenes tarafından, sonraki nesillere aktarılmış sözleridir.
Ekmek doğanın ve kültürün ürünüdür. Barış şartı ve savaş nedeni, umut göstergesi ve umutsuzluk sebebi olmuştur. Dinler onu kutsamıştır. Halk onun üzerine yeminler etmiştir. Herkese yetecek kadar ekmeği olmayan ülkeler bahtsızdır. Öte yandan, sadece ekmeği olan ülkeler de mesut değildir.

Asırlar boyunca “sadece ekmekle yaşanmaz” sözü yinelenmiştir.

Buğday ve ekmekle ilgili bilgiler nesilden nesle aktarılmıştır. Atalar, miras olarak, görünüş ve kullanım bakımından birbirine benzeyen, birbirine yakın araç ve aletler bırakmışlardır: Ekmek teknesinde un yoğrulur ve bu tekne, bebek sallanılan beşiğe, yatılan yatağa, ölümden sonra girilen tabuta, bir kıyıdan diğerine geçmeye yarayan kayığa benzer.

Başkalarının Fotoğrafı ve Öyküler Unutmaz ile adını duyuran Semra Aktunç, yeni öykülerini Yalos’ta bir araya getiriyor. “Yalos” (driftwood), akarsularla denizlere ulaşıp dalgalarla kıyılara vuran odun parçalarına deniyor... Aktunç’un, doğanın ve zamanın yarattığı bu ağaçtan heykellerin adını kitabına koyması boşuna değil: Kaybolmaya yüz tutmuş incelikler Yalos’ta ustalıkla öyküleşiyor.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı