Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Felsefe Yazıları

Felsefe Yazıları

Bu yazılar, Marxçılığı, bir dogma değil bir yöntem olarak ele almak isteyen bir düşünce çabasının ürünleridir. Amaç, Osmanlı-Türk toplumunun gerçeklerini, resmi tarih ve ideolojinin ötesine geçerek ve bunların iç yüzlerini ortaya dökerek açıklamaktır. Dolayısıyla, bu yazılarda, "yabancılaşma" "Asya-tipi Üretim Tarzı" gibi kavramlara gönderimler vardır. Bunların yanı sıra ve bunlara bağlı olarak bizde, "birey"in Batı'daki bireyden nasıl ve neden farklı olduğu üzerinde durulmuştur. Ayrıca, çeşitli Batı düşünce akımları, bunların felsefesiz bir toplumla ilişkileri ve nasıl özümlendikleri ya da özümlenmedikleri de bu yazıların ele aldığı sorunlar arasındadır. Bir başka önemli sorun, insanın ancak felsefeyle insan-olabileceği sorunudur. Eğer insanoğlunun temel varlığı düşünceyse, felsefenin edindiği formlar insanın hangi aşamada olduğunu ortaya dökmek zorundadırlar. Bundan ötürü, ancak düşünce ve kültürle belli bir aşamaya varılabileceği ve tepeden inme şekilsel politik reformlarla insansal içeriğin köklü bir değişikliğe değil, (Tanzimat ve Cumhuriyet dönemlerinde görüldüğü gibi), ancak gülünç bir kılık değişikliğine uğratılabileceği de bu yazılarda ileri sürülen tezler arasında yer almaktadır.
Yazar:Selahattin Hilav
Sayfa Sayısı:384
Dil:Türkçe
Isbn:9789753632452
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:3. Hm. Kağıt
Yayın Tarihi:14.03.2008
220 TL
151,25 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Felsefe Yazıları
Bu yazılar, Marxçılığı, bir dogma değil bir yöntem olarak ele almak isteyen bir düşünce çabasının ürünleridir. Amaç, Osmanlı-Türk toplumunun gerçeklerini, resmi tarih ve ideolojinin ötesine geçerek ve bunların iç yüzlerini ortaya dökerek açıklamaktır. Dolayısıyla, bu yazılarda, "yabancılaşma" "Asya-tipi Üretim Tarzı" gibi kavramlara gönderimler vardır. Bunların yanı sıra ve bunlara bağlı olarak bizde, "birey"in Batı'daki bireyden nasıl ve neden farklı olduğu üzerinde durulmuştur. Ayrıca, çeşitli Batı düşünce akımları, bunların felsefesiz bir toplumla ilişkileri ve nasıl özümlendikleri ya da özümlenmedikleri de bu yazıların ele aldığı sorunlar arasındadır. Bir başka önemli sorun, insanın ancak felsefeyle insan-olabileceği sorunudur. Eğer insanoğlunun temel varlığı düşünceyse, felsefenin edindiği formlar insanın hangi aşamada olduğunu ortaya dökmek zorundadırlar. Bundan ötürü, ancak düşünce ve kültürle belli bir aşamaya varılabileceği ve tepeden inme şekilsel politik reformlarla insansal içeriğin köklü bir değişikliğe değil, (Tanzimat ve Cumhuriyet dönemlerinde görüldüğü gibi), ancak gülünç bir kılık değişikliğine uğratılabileceği de bu yazılarda ileri sürülen tezler arasında yer almaktadır.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı