Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Reel Sosyalizm Sonrası Marx  Yoksulluk, Yolsuzluk ve Bayağılık Üzerine

Reel Sosyalizm Sonrası Marx Yoksulluk, Yolsuzluk ve Bayağılık Üzerine

Marksist teori 150 yıldan fazla bir süredir anti-kapitalist protestonun bir ikonu olarak var olmaktadır. Reel Sosyalizmin yıkılmasıyla birlikte tartışma, önce kapitalizmin bu mücadeleyi kalıcı olarak kazandığı şeklinde yorumlandı, hatta kimileri daha ileri giderek tarihin sonunu ilan etti. Ne var ki, aradan geçen yıllar komünizm idealini pekiştirecek şekilde yeniden ivme kazandı. Althusser’in “piyasa temelli ilişkilerin yokluğu” şeklinde tarif ettiği komünizm, kitabımız boyunca üç ana eksenin bütün muhataplarınca her geçen gün daha çok sahiplenir oldu: yoksulluk (ekonomi), yolsuzluk (siyaset) ve bayağılık (kültür). Piyasa temelli toplum, toplumsal ilişkilerin sadece ve sadece dolar üzerinden şekillendiği bir toplumdur. Oysa toplumu ekonomik ilişkilerin çok daha üzerinde entelektüel ilişkiler ağıyla yorumlayan ve belirleyen komünizm, insanlığı emeği aracılığıyla yaratıcı potansiyelini özgürleştiren çok daha farklı ve derin bir noktaya taşır. Günümüzde üç milyara yakın insanın, günde iki dolardan az gelirle yaşamını ikame ettirmesi tabii ki yok sayılamaz ve bu, tamamen ekonomik bir olgudur. Marksist teori, bu meseleyi çözmekle yetinmez, yabancılaşma ile başlayan kapitalist toplumun, özgürlüğün önüne diktiği tüm engelleri kaldırmayı vaat eder. Zira reel sosyalizm sonrası, kapitalizmin insani değerler yerine piyasayı yeğlemesi, demokratik siyasal süreçte paralı ve zengin olana ayrıcalık tanıması, kültür ve boş zaman alanına sinsice nüfus etmesi, önceki dönemlere oranla çok daha bariz ve endüstriyeldir.
Orijinal Adı:Marx For A Post- Communist Era : On Poverty
Yazar:Stefan Sullivan
Çevirmen:Kemal İnal
Sayfa Sayısı:320
Dil:Türkçe
Isbn:9789752498525
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:17.05.2018
226 TL
155,38 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Reel Sosyalizm Sonrası Marx Yoksulluk, Yolsuzluk ve Bayağılık Üzerine
Marksist teori 150 yıldan fazla bir süredir anti-kapitalist protestonun bir ikonu olarak var olmaktadır.
 
Reel Sosyalizmin yıkılmasıyla birlikte tartışma, önce kapitalizmin bu mücadeleyi kalıcı olarak kazandığı şeklinde yorumlandı, hatta kimileri daha ileri giderek tarihin sonunu ilan etti.
 
Ne var ki, aradan geçen yıllar komünizm idealini pekiştirecek şekilde yeniden ivme kazandı. Althusser’in “piyasa temelli ilişkilerin yokluğu” şeklinde tarif ettiği komünizm, kitabımız boyunca üç ana eksenin bütün muhataplarınca her geçen gün daha çok sahiplenir oldu: yoksulluk (ekonomi), yolsuzluk (siyaset) ve bayağılık (kültür).
 
Piyasa temelli toplum, toplumsal ilişkilerin sadece ve sadece dolar üzerinden şekillendiği bir toplumdur. Oysa toplumu ekonomik ilişkilerin çok daha üzerinde entelektüel ilişkiler ağıyla yorumlayan ve belirleyen komünizm, insanlığı emeği aracılığıyla yaratıcı potansiyelini özgürleştiren çok daha farklı ve derin bir noktaya taşır.
 
Günümüzde üç milyara yakın insanın, günde iki dolardan az gelirle yaşamını ikame ettirmesi tabii ki yok sayılamaz ve bu, tamamen ekonomik bir olgudur. Marksist teori, bu meseleyi çözmekle yetinmez, yabancılaşma ile başlayan kapitalist toplumun, özgürlüğün önüne diktiği tüm engelleri kaldırmayı vaat eder. Zira reel sosyalizm sonrası, kapitalizmin insani değerler yerine piyasayı yeğlemesi, demokratik siyasal süreçte paralı ve zengin olana ayrıcalık tanıması, kültür ve boş zaman alanına sinsice nüfus etmesi, önceki dönemlere oranla çok daha bariz ve endüstriyeldir.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı