Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Aşkolsun! Adı Aşk Olsun

Aşkolsun! Adı Aşk Olsun

Yazar Faruk Eskioğlu bir gazeteci. Düşünce yükünü sırtında taşıyanlardan.Gazeteci haber olan her yerde ölümüne vardır. Ancak kendisi haber olacak bir olayın içinde olmamak kaydıyla. Oysa ne yazık ki bugün; "medya ‘tower’larda, ‘plaza’larda, sermaye tarafından öpülerek prens olmuş kurbağalar" iş başında olunca: "Beykoz’da İstanbul’un akçiğeri sayılan ormanları villalaştırıp, gazete ile yirmi milyon dolarlık reklam ve satış anlaşması yapan iş adamını...", "Tetikçi köşe yazarlarını...", Antalya’da orman yakıp otel yapan işadamı haberine konan sansürü... ve daha nicelerini toplum öğrenemez. Yazmaya kalkan sürülür, süründürülür! İşte "AŞKOLSUN" bir yerde bu medyanın öyküsüdür.Gurbetcilik, sürgünlük; kişinin dişiyle tırnağıyla, etiyle ayakta kalma savaşımının adıdır. Ama ne çareki; ayrı kalmak gurbetcilerin, sürgünlerin kirpiklerinde asılı bir damla yaş gibidir...Faruk Eskioğlu alışılmışın dışındaki kurgusuyla, anlatımıyla, "güzel Türkçe"si ile; fotoğraflarda yaşlanan analarla, gençlikleri yürek üstünde saklanan fotoğraflarda kalmış oğulların serüvenini sunuyor bize...Edip, "Aşk ak süt gibi tertemiz olmalı. Sütte bakteri çabuk ürer. Aşkta da" Korumalı! dedi. Şarabı yudumlayarak sürdürdü; "Süt mayalanırsa peynir olur, yoğurt olur. Adı, niteliği değişir. Aşk da öyledir. Mayasında yalan, mülkiyetçilik velhasılı her ne varsa adı başka bir şey olur. Benim sözünü ettiğim süt gibi ak olanıdır"Güleç yüzüyle bize bakıp, "Kadehimizi kaldırdığımızın adı ne olsun?" diye sordu.Edip kendinden emin, sağ kaşını kaldırdı ve kadehini uzattı. "Aşkolsun! Adı ‘aşk’ olsun.." dedi.
Yazar:Faruk Eskioğlu
Sayfa Sayısı:288
Dil:Türkçe
Isbn:9789944992145
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:16.03.2007
150 TL
97,50 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Aşkolsun! Adı Aşk Olsun
Yazar Faruk Eskioğlu bir gazeteci. Düşünce yükünü sırtında taşıyanlardan.
Gazeteci haber olan her yerde ölümüne vardır. Ancak kendisi haber olacak bir olayın içinde olmamak kaydıyla. Oysa ne yazık ki bugün; "medya ‘tower’larda, ‘plaza’larda, sermaye tarafından öpülerek prens olmuş kurbağalar" iş başında olunca: "Beykoz’da İstanbul’un akçiğeri sayılan ormanları villalaştırıp, gazete ile yirmi milyon dolarlık reklam ve satış anlaşması yapan iş adamını...", "Tetikçi köşe yazarlarını...", Antalya’da orman yakıp otel yapan işadamı haberine konan sansürü... ve daha nicelerini toplum öğrenemez. Yazmaya kalkan sürülür, süründürülür! İşte "AŞKOLSUN" bir yerde bu medyanın öyküsüdür.
Gurbetcilik, sürgünlük; kişinin dişiyle tırnağıyla, etiyle ayakta kalma savaşımının adıdır. Ama ne çareki; ayrı kalmak gurbetcilerin, sürgünlerin kirpiklerinde asılı bir damla yaş gibidir...
Faruk Eskioğlu alışılmışın dışındaki kurgusuyla, anlatımıyla, "güzel Türkçe"si ile; fotoğraflarda yaşlanan analarla, gençlikleri yürek üstünde saklanan fotoğraflarda kalmış oğulların serüvenini sunuyor bize...

Edip, "Aşk ak süt gibi tertemiz olmalı. Sütte bakteri çabuk ürer. Aşkta da" Korumalı! dedi. Şarabı yudumlayarak sürdürdü; "Süt mayalanırsa peynir olur, yoğurt olur. Adı, niteliği değişir. Aşk da öyledir. Mayasında yalan, mülkiyetçilik velhasılı her ne varsa adı başka bir şey olur. Benim sözünü ettiğim süt gibi ak olanıdır"

Güleç yüzüyle bize bakıp, "Kadehimizi kaldırdığımızın adı ne olsun?" diye sordu.

Edip kendinden emin, sağ kaşını kaldırdı ve kadehini uzattı. "Aşkolsun! Adı ‘aşk’ olsun.." dedi.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı