Kara Düşen Kan Sarıkamış
“Sarıkamış’ta Rusların uzun ve kalın paltolarının cebinde preslenmiş konserve kutuları içinde kömürler bulunurdu ki cepleri sıcacık olurdu, bizim bırak cebimizdeki kömürü, paltoyu, ayağımıza giyecek çarığı dahi bulamıyorduk.diye anlatıyor bir gazi, Sarıkamış’ta yaşananları.
Ders kitaplarında birkaç cümleyle geçiştirilen bir hüznün tarihi olarak gördük Sarıkamış’ı. Kimseler neler olup bittiğini bilmiyordu. Oysa Osmanlı tarihinin en hazin sayfaları bu cephede karalanmıştı. Kar altında kalan, kefenleri kar, kabirleri kar olan ve kar gibi tertemiz yürekleriyle Allahuekber’e değil Allah’a yürüyen yiğitlerin destansı itaatinin diğer adıydı Sarıkamış. Tek bir kurşun atmadan donan değil, kara kanını döke döke canını feda edenlerin destanı idi , o yüzden Kara Düşen Kan oldu Sarıkamış.
Bu kitap dergi bir büyük facianın unutulmaması ve herkes tarafından bilinmesi için hazırlandı. Bu acıların bir daha hiç yaşanmaması için...