Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Çölün Kıble Tarafı

Çölün Kıble Tarafı

Cibril’le gelen vahye içten boyun büktüler.Dikenleri gül bilip çöle sevgi ektiler.Rahle-i tedrîsinde Server-i Enbiyâ’nın,Allâh’ın huzûrunda «vav» gibi eğiktiler.Midelerini değil ruhlarını doyurup,Yöneldiler ukbâya, nefsi dâra çektiler.Mazlumun sırtındaki harar dolusu zulmün,Karanlığına doğan güneş gibi tektiler.Küçüldükçe büyüyen, büyüdükçe küçülen,Fakirin sofrasında tadımlık ekmektiler.Cihad emri gelince; Bedir, Uhud, Hayber’de,Küffârın tepesine bulut olup çöktüler.Ne elem, ne kedere, ne gama gözyaşını,Şehid olmadan şeyhe dönenlere döktüler.Her biri bir çağlayan, dağlardan birer misal,Maddede akıl kadar, mânâda büyüktüler.Değişmediler pula, aldanıp yönlerini,Ahlâk ve fazîlette, Hâbil’deki köktüler.Nasiplenip Rasûl’den, çölün kıble tarafı,Kini, kibri, gururu gönüllerden söktüler.Geceye doğan yıldız, paha biçilmez inci,Mâsivâ kervanıyla taşınmayan yüktüler.Aldırmayıp zalimin türlü işkencesine,«Sırât-ı müstakîm»de, elif gibi diktiler.Görmedi böylesini dünya dünya olalı,Meleklerin övdüğü insanlardan ilktiler.Seciyeleri yüksek, gayeleri ulviydi,Onlar, îmanlarıyla, erişilmez göktüler.
Yazar:M. Faik Güngör
Sayfa Sayısı:158
Dil:Türkçe
Isbn:9786059214261
Boyut:14 X 22 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:01.12.2017
80 TL
58,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Çölün Kıble Tarafı
Cibril’le gelen vahye içten boyun büktüler.
Dikenleri gül bilip çöle sevgi ektiler.
Rahle-i tedrîsinde Server-i Enbiyâ’nın,
Allâh’ın huzûrunda «vav» gibi eğiktiler.
Midelerini değil ruhlarını doyurup,
Yöneldiler ukbâya, nefsi dâra çektiler.
Mazlumun sırtındaki harar dolusu zulmün,
Karanlığına doğan güneş gibi tektiler.
Küçüldükçe büyüyen, büyüdükçe küçülen,
Fakirin sofrasında tadımlık ekmektiler.
Cihad emri gelince; Bedir, Uhud, Hayber’de,
Küffârın tepesine bulut olup çöktüler.
Ne elem, ne kedere, ne gama gözyaşını,
Şehid olmadan şeyhe dönenlere döktüler.
Her biri bir çağlayan, dağlardan birer misal,
Maddede akıl kadar, mânâda büyüktüler.
Değişmediler pula, aldanıp yönlerini,
Ahlâk ve fazîlette, Hâbil’deki köktüler.
Nasiplenip Rasûl’den, çölün kıble tarafı,
Kini, kibri, gururu gönüllerden söktüler.
Geceye doğan yıldız, paha biçilmez inci,
Mâsivâ kervanıyla taşınmayan yüktüler.
Aldırmayıp zalimin türlü işkencesine,
«Sırât-ı müstakîm»de, elif gibi diktiler.
Görmedi böylesini dünya dünya olalı,
Meleklerin övdüğü insanlardan ilktiler.
Seciyeleri yüksek, gayeleri ulviydi,
Onlar, îmanlarıyla, erişilmez göktüler.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı