Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Ben Feride Bu Benim Sesim

Ben Feride Bu Benim Sesim

"Mutfakta bilerdi onu. Sabaha karşı, 'kapılar' ve 'pencereler' tarafından çarpıla çarpıla her tarafı morardığında, biz yorganın altında korkudan ve ağlamaktan bitkin düşüp uykunun derinliklerine yuvarlanırken başlardı bilemeye. Bir taşı vardı, siyah, ona sürterdi. Yavaşça. Hiç acele etmeden. Bin yıl ömrü varmış gibi. Sessizce. İleri geri, ileri geri, ileri geri… Bazen Murat’ın kalbinin atıp atmadığını son kez kontrol ederek yorganın altından süzülür, ses çıkarmamak için çıplak ayaklarla soğuk taşlara basarak mutfak kapısının aralığından izlerdim onu. İleri geri, ileri geri… Eliyle değil yalnızca, bütün gövdesiyle sallanarak yapardı bunu; daha doğrusu, öne arkaya sallanıp duran gövdesinin bir parçası olarak bıçağı taşın üzerinde kaydırırdı. İleri geri, ileri geri…"Başkalarının kirini temizleyen, başkalarının çocuklarını büyü-ten; en zor anında kendi çocuğunun elini bile tutamayan Feride görmemesi gerekeni görür. Feride’nin öyküsü Kubar Cafer’in, Piç Nihat’ın, Dilan’ın, Alican’ın, Ramon’un, Gülendam Dayı’nın, Gulnora’nın (…) öyküsüyle “korunaklı lüks evlerde”, hapishane koğuşlarında, hastane odalarında, çekçeklerde, morglarda iç içe geçer. İtilmişlerin, düşmüşlerin, boynu büküklerin, yok sayılanların, üstüne çizik atılanların, yaraları kabuk bağlamayanların, her gün gözünüzün önünden geçip gidenlerin öyküsü… 
Yazar:M. Ender Öndeş
Sayfa Sayısı:180
Dil:Türkçe
Isbn:9786259924069
Boyut:13 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:27.10.2023
140 TL
111,02 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Ben Feride Bu Benim Sesim
"Mutfakta bilerdi onu. Sabaha karşı, 'kapılar' ve 'pencereler' tarafından çarpıla çarpıla her tarafı morardığında, biz yorganın altında korkudan ve ağlamaktan bitkin düşüp uykunun derinliklerine yuvarlanırken başlardı bilemeye. Bir taşı vardı, siyah, ona sürterdi. Yavaşça. Hiç acele etmeden. Bin yıl ömrü varmış gibi. Sessizce. İleri geri, ileri geri, ileri geri… Bazen Murat’ın kalbinin atıp atmadığını son kez kontrol ederek yorganın altından süzülür, ses çıkarmamak için çıplak ayaklarla soğuk taşlara basarak mutfak kapısının aralığından izlerdim onu. İleri geri, ileri geri… Eliyle değil yalnızca, bütün gövdesiyle sallanarak yapardı bunu; daha doğrusu, öne arkaya sallanıp duran gövdesinin bir parçası olarak bıçağı taşın üzerinde kaydırırdı. İleri geri, ileri geri…"

Başkalarının kirini temizleyen, başkalarının çocuklarını büyü-ten; en zor anında kendi çocuğunun elini bile tutamayan Feride görmemesi gerekeni görür. 
Feride’nin öyküsü Kubar Cafer’in, Piç Nihat’ın, Dilan’ın, Alican’ın, Ramon’un, Gülendam Dayı’nın, Gulnora’nın (…) öyküsüyle “korunaklı lüks evlerde”, hapishane koğuşlarında, hastane odalarında, çekçeklerde, morglarda iç içe geçer. 

İtilmişlerin, düşmüşlerin, boynu büküklerin, yok sayılanların, üstüne çizik atılanların, yaraları kabuk bağlamayanların, her gün gözünüzün önünden geçip gidenlerin öyküsü…
 
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı