Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Gizli Çekmece

Gizli Çekmece

Ahmet Oktay’ı saygıyla anıyoruz…                                                   Şair, gazeteci, Ahmet Oktay Gizli Çekmece’de bugün artık örneğine rastlanmayacak bir dönemin hikâyesini anlatıyor.  1950’li yılların Ankarası’ndan 60’lı yılların İstanbulu’nun bohem hayatına, oradan darbeli günlere, 80’lerin basın camiasına götürüyor okuru. Sanat ve edebiyat dünyamızın tanınmış isimlerine resmigeçit yaptırıyor adeta…  Ahmet Oktay kitabın önsözünde, “Okur bu kitapta, bir yerden sonra ‘rahmetli’ sözcüğünün kullanılmadığını fark edecektir. Metnin, bir ‘mezarlıktan’ geçiliyormuş izlenimini vermemesini istedim. Herkes yaşıyormuş gibi varsayılsın istedim. Ölmüşleri, yanı başımızdaymış gibi anımsayalım” diyor.  Güzel akşamlardı. Öyle, içten bir oba oluşturmuştuk.Şimdi Tülay Tura’yla andığımız o akşamlar, bazan Leylâ Erbil’in evinde, bazan Ahmet Oktay’larda, Koço’da, Yakup’ta, Yedikule’deki Safa’da… Yalnızca edebiyat mı konuşurduk? Çokça edebiyat, ama resimden de, sinemadan, müzikten de. Kimileyin masa başı çekiştirmeleri, gerçi hep sevecenlikle noktalanan. Şimdi hepsi birer hüzün.Selim İleri
Yazar:Ahmet Oktay
Sayfa Sayısı:312
Dil:Türkçe
Isbn:9786050940411
Boyut:14 X 23 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:15.02.2017
86 TL
67,73 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Gizli Çekmece
Ahmet Oktay’ı saygıyla anıyoruz…
                                                   
Şair, gazeteci, Ahmet Oktay Gizli Çekmece’de bugün artık örneğine rastlanmayacak bir dönemin hikâyesini anlatıyor.  1950’li yılların Ankarası’ndan 60’lı yılların İstanbulu’nun bohem hayatına, oradan darbeli günlere, 80’lerin basın camiasına götürüyor okuru. Sanat ve edebiyat dünyamızın tanınmış isimlerine resmigeçit yaptırıyor adeta…  
Ahmet Oktay kitabın önsözünde, “Okur bu kitapta, bir yerden sonra ‘rahmetli’ sözcüğünün kullanılmadığını fark edecektir. Metnin, bir ‘mezarlıktan’ geçiliyormuş izlenimini vermemesini istedim. Herkes yaşıyormuş gibi varsayılsın istedim. Ölmüşleri, yanı başımızdaymış gibi anımsayalım” diyor. 
 
Güzel akşamlardı. Öyle, içten bir oba oluşturmuştuk.
Şimdi Tülay Tura’yla andığımız o akşamlar, bazan Leylâ Erbil’in evinde, bazan Ahmet Oktay’larda, Koço’da, Yakup’ta, Yedikule’deki Safa’da… Yalnızca edebiyat mı konuşurduk? Çokça edebiyat, ama resimden de, sinemadan, müzikten de. Kimileyin masa başı çekiştirmeleri, gerçi hep sevecenlikle noktalanan. Şimdi hepsi birer hüzün.

Selim İleri
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı