Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Güzel

Güzel

Sayıların sözde kesinliğinde kurtuluş arayan hasta bir matematikçi.  Hasımları tarafından köşeye sıkıştırılmak üzere olan karanlık bir suç örgütü lideri. Hayatla derdini cinsellik üstünden çözmeye çalışan ergenlik çağında bir lise öğrencisi.Üç erkeğin yolları çıkar dengeleri dışında hiçbir yasanın işlemediği bir kasabada, genç bir kadının etrafında kesişiyor… Aranmayan Özellikler’de iş dünyasının karmaşık ilişkilerinden merak uyandırıcı bir hikâye çıkaran Selçuk Orhan, Güzel’de bu üç erkeğin içsel yolculuklarını tedirgin edici bir kaçış hikâyesine dönüştürüyor. “Burada bir ülke varmış ve başka bir ülke olabilirmiş gibi hayal kuruyorlar. Burada, tuzlu yapışkan deniz, kartlaşmış insan ayakları, her gece kurulup kalkan hileli bir sofra, uyudukları pis yataklar ve açlıktan kokmasın diye kursaklarını şişkin lokmalarla doldurdukları nefeslerinden başka şey yok. Biraz da güneş. Sadece kan döküldüğünde, kısa bir süre, o kan kuruyana kadar, bir ülke doğuyor. Sonra şu restoranın duvarına vuran zayıf köpükler gibi çözülüp akıyor.”
Yazar:Selçuk Orhan
Sayfa Sayısı:264
Dil:Türkçe
Isbn:9786050933321
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:16.03.2016
145 TL
114,19 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Güzel
Sayıların sözde kesinliğinde kurtuluş arayan hasta bir matematikçi.  Hasımları tarafından köşeye sıkıştırılmak üzere olan karanlık bir suç örgütü lideri. Hayatla derdini cinsellik üstünden çözmeye çalışan ergenlik çağında bir lise öğrencisi.
Üç erkeğin yolları çıkar dengeleri dışında hiçbir yasanın işlemediği bir kasabada, genç bir kadının etrafında kesişiyor…
 
Aranmayan Özellikler’de iş dünyasının karmaşık ilişkilerinden merak uyandırıcı bir hikâye çıkaran Selçuk Orhan, Güzel’de bu üç erkeğin içsel yolculuklarını tedirgin edici bir kaçış hikâyesine dönüştürüyor.
 
“Burada bir ülke varmış ve başka bir ülke olabilirmiş gibi hayal kuruyorlar. Burada, tuzlu yapışkan deniz, kartlaşmış insan ayakları, her gece kurulup kalkan hileli bir sofra, uyudukları pis yataklar ve açlıktan kokmasın diye kursaklarını şişkin lokmalarla doldurdukları nefeslerinden başka şey yok. Biraz da güneş. Sadece kan döküldüğünde, kısa bir süre, o kan kuruyana kadar, bir ülke doğuyor. Sonra şu restoranın duvarına vuran zayıf köpükler gibi çözülüp akıyor.”
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı