Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Estetik

Estetik

Bediiyatçılar haklı olarak meselelerini bazen riyazi veya mihaniki, bazen fizyolojik veya psikolojik bakımlardan en nihayet de, içtimaiyat bakımından ortaya koymuşlardır. İdraki kıt reybiler, bu çokluğun insicamsızlıktan ve iktidarsızlıktan geldiğine kanidirler. Hâlbuki bu kesret, yeni başlayan ve teşekkül etmeye uğraşan bir ilmin zenginliğindeki feyzi gösterir: Elbette beşeriyetin manevî ilimlerinin en zengini ve şüphesiz en zoru!Vakıaların bu son derece çapraşıklığı, bediiyatın müspet veyahut ilmî şeklinin henüz neden yeni olduğunu ve her müellifin şahsiyetinin nasıl nüanslar arasında oynadığını ve san'at hakkında ilmî bir eserde bu şahsiyeti silmekten ise, san'at hakkında bir san'at eserinde ispat etmeği tercih ettiğini izah eder. Şahsî hususiyetler üzerinde hâlâ millî hususiyetler hüküm sürmektedir; mahallî san'atlar bir memleketin mizacını nasıl aksettirirse, bir memleket bediiyatının da kendisine göre mahallin hususiyetlerini aksettirmesi tabiîdir. Nihayet bütün millî mizaçların çok üstünde ferdî ve içtimaî bütün şahsiyetleri, usûl ve hakikat idealiyle birleştiren ilim zihniyeti meydana çıkar ve işte böylece bir ilim doğar. İlmî bediiyat henüz bir realite değildir. Fakat olmak üzeredir ve olacaktır.
Yazar:Charles Lalo
Çevirmen:Burhan Toprak
Sayfa Sayısı:136
Dil:Türkçe
Isbn:978975827497X
Boyut:13 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:01.09.2004
18 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Estetik
Bediiyatçılar haklı olarak meselelerini bazen riyazi veya mihaniki, bazen fizyolojik veya psikolojik bakımlardan en nihayet de, içtimaiyat bakımından ortaya koymuşlardır. İdraki kıt reybiler, bu çokluğun insicamsızlıktan ve iktidarsızlıktan geldiğine kanidirler. Hâlbuki bu kesret, yeni başlayan ve teşekkül etmeye uğraşan bir ilmin zenginliğindeki feyzi gösterir: Elbette beşeriyetin manevî ilimlerinin en zengini ve şüphesiz en zoru!
Vakıaların bu son derece çapraşıklığı, bediiyatın müspet veyahut ilmî şeklinin henüz neden yeni olduğunu ve her müellifin şahsiyetinin nasıl nüanslar arasında oynadığını ve san'at hakkında ilmî bir eserde bu şahsiyeti silmekten ise, san'at hakkında bir san'at eserinde ispat etmeği tercih ettiğini izah eder. Şahsî hususiyetler üzerinde hâlâ millî hususiyetler hüküm sürmektedir; mahallî san'atlar bir memleketin mizacını nasıl aksettirirse, bir memleket bediiyatının da kendisine göre mahallin hususiyetlerini aksettirmesi tabiîdir. Nihayet bütün millî mizaçların çok üstünde ferdî ve içtimaî bütün şahsiyetleri, usûl ve hakikat idealiyle birleştiren ilim zihniyeti meydana çıkar ve işte böylece bir ilim doğar. İlmî bediiyat henüz bir realite değildir. Fakat olmak üzeredir ve olacaktır.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı