Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Gizemler

Gizemler

“1891 yazının ortasında, Norveç’te küçük bir sahil kasabası, bir dizi olağandışı olaya sahne oldu. Kasabaya Nagel adında bir yabancı geldi, kaydadeğer ve şahsına münhasır bir şarlatan olan bu adam, bir yığın tuhaf şey yaptı ve geldiği gibi aniden ortadan kayboldu. Ne iş yaptığı belirsiz genç ve gizemli bir hanım bu adamı ziyaret etmiş, yanında ancak birkaç saat kalmaya cesaret edebilmişti. Ama tüm bunlar, olayların başlangıcı değildi…”Gizemler 1892’de, Knut Hamsun denince belki de akla ilk gelen eseri Açlık’tan (1890) sonra yayımlanmıştır. Nagel adındaki bir acayip başkarakterin, yabancısı olduğu bir kasabaya gelmesiyle başlayan, “gizemler”le dolu bir tuhaf hikâyesini anlatır. İnsan doğasının belki de tam kalbinde yatan o inişli çıkışlı yolun, bir ısınıp bir soğuyan o yüreğin, bir parlayıp bir sönen o ateşin derinlikli, yer yer bunaltıcı, girdaplı, şaşırtıcı ve tüm bunlardan mürekkep şaşaalı bir anlatısını sunarken “ruhlarının ağırlığı altında ezilip okul yıllarında ölen gençlerin”, “küçük, bilinmeyen dehaların” şarkısını okuyor. 
Yazar:Knut Hamsun
Çevirmen:Arlet İncidüzen
Sayfa Sayısı:319
Dil:Türkçe
Isbn:9786258281286
Boyut:12.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:12.01.2023
30 TL
24,90 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Gizemler
“1891 yazının ortasında, Norveç’te küçük bir sahil kasabası, bir dizi olağandışı olaya sahne oldu. Kasabaya Nagel adında bir yabancı geldi, kaydadeğer ve şahsına münhasır bir şarlatan olan bu adam, bir yığın tuhaf şey yaptı ve geldiği gibi aniden ortadan kayboldu. Ne iş yaptığı belirsiz genç ve gizemli bir hanım bu adamı ziyaret etmiş, yanında ancak birkaç saat kalmaya cesaret edebilmişti. Ama tüm bunlar, olayların başlangıcı değildi…”

Gizemler 1892’de, Knut Hamsun denince belki de akla ilk gelen eseri Açlık’tan (1890) sonra yayımlanmıştır. Nagel adındaki bir acayip başkarakterin, yabancısı olduğu bir kasabaya gelmesiyle başlayan, “gizemler”le dolu bir tuhaf hikâyesini anlatır. İnsan doğasının belki de tam kalbinde yatan o inişli çıkışlı yolun, bir ısınıp bir soğuyan o yüreğin, bir parlayıp bir sönen o ateşin derinlikli, yer yer bunaltıcı, girdaplı, şaşırtıcı ve tüm bunlardan mürekkep şaşaalı bir anlatısını sunarken “ruhlarının ağırlığı altında ezilip okul yıllarında ölen gençlerin”, “küçük, bilinmeyen dehaların” şarkısını okuyor.
 
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı