Bir Köyün Esareti
Yaşanmış veya yaşanması muhtemel olan bir olayı özünde barındıran bu eser, tamamen kurguya dayalı olup karakterlerin iç dünyasını bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir. Bir köy halkının köyün ağası tarafından uğradığı hakaret ve eziyetler realizmin gölgesinde yeşerirken doğanın muhteşem ihtişamı natüralizmden beslenmektedir. Yalın ve akıcı üslubuyla kaleme alınırken okuyucuyu büyüleyen sürükleyiciliğinden ödün vermemiştir. Kırsal alanda yaşamış veya yaşamakta olanların kendi hayatlarından çok şey bulacakları muhakkak olan bu eser, toplumcu-gerçekçi çizgiden sapmadan, ezilen bir avuç insanın yaşamını yansıtıyor ve bu insanların hayatta kalabilmek adına ne kadar çaba sarf ettiklerini açık bir şekilde ortaya koyuyor. Bütün bunların ötesinde eserin baş kahramanı olan Çavuş Ali’nin Hasan Ağa ile imtihanı neticesinde yaşadığı zorlukları, yok oluşu ve ailesinin maruz kaldığı hazin sonu en acı bir tabloyla okuyanın yüreğini yaralıyor ve birkaç damla gözyaşı dökmesine saik oluyor.