Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Düşünce Dergisi Sayı:19 2024

Düşünce Dergisi Sayı:19 2024

“Kurucu iradenin ortaya koyduğu tarihli Türk milleti tanımı ise kimliği; kesintisiz akan, kendisine katılanlarla büyüyen, herkesin rengini-kokusunu nisbetince üzerine alırken kendi tadını ve yönünü genele veren bir zaman ırmağında inşâ etmektedir. Değişik hukuki düzenlemelerle bu ırmağa girenleri kabul etmekte, ancak akış içinde ana unsur ile ortaklaşacaklarını varsaymaktadır. Türkiyelilik, bu yaklaşımdan farklı olarak, Türkiye havuzunda yüzen farklı ada ve adacıklar halinde tasavvur ettiği kimliklerin göz mesafesindeki sahil komşuluğunu esas almaktadır. Bu havuzu, göçler vd. yollardan kolaylıkla yeni adalar eklenebilir bir nötr/değerden arınmış alan varsaymaktadır. Bu sebeple,tarihli Türklük-Müslümanlıktan, Türkiyelilikle eşitlenmesini istemek kurucu çoğunluktan kimliksizleşme talep etmek anlamına gelmektedir.” Prof. Dr. Mehmet Akif Okur Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’da kurulan Türk devletini idare eden Selçuklu hanedanı giderek güçten düşmüş, ondan doğan boşluğu Osmanlı hanedanı doldurmuştur. Osmanlı Devleti’nin yıkılışı olarak değerlendirilen 1920’lerin başında aslında aynı Türk devletinin rejim değiştirmesine, Saltanat yerine Cumhuriyet idaresini benimsemesine sahne olmuştur. Bunun en bariz örneği ise Osmanlı ve Cumhuriyet’in aynı ay yıldızlı kırmızı beyaz bayrağı resmi simge olarak kullanmalarıdır. Hal böyle olunca bir tarihi devamlılık kendini hissettirir. Bu tarihi süreç içinde yaşanan olumlu ve olumsuz gelişmelerin sık sık birbirinin tekrarı mahiyetinde karşımıza çıkması hiç şaşırtıcı değildir ve de anlaşılabilir bir şeydir.” Prof. Dr. Vahdettin Engin
Dil:Türkçe
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:19.02.2024
120 TL
85,80 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Düşünce Dergisi Sayı:19 2024
“Kurucu iradenin ortaya koyduğu tarihli Türk milleti tanımı ise kimliği; kesintisiz akan, kendisine katılanlarla büyüyen, herkesin rengini-kokusunu nisbetince üzerine alırken kendi tadını ve yönünü genele veren bir zaman ırmağında inşâ etmektedir. Değişik hukuki düzenlemelerle bu ırmağa girenleri kabul etmekte, ancak akış içinde ana unsur ile ortaklaşacaklarını varsaymaktadır. Türkiyelilik, bu yaklaşımdan farklı olarak, Türkiye havuzunda yüzen farklı ada ve adacıklar halinde tasavvur ettiği kimliklerin göz mesafesindeki sahil komşuluğunu esas almaktadır. Bu havuzu, göçler vd. yollardan kolaylıkla yeni adalar eklenebilir bir nötr/değerden arınmış alan varsaymaktadır. Bu sebeple,tarihli Türklük-Müslümanlıktan, Türkiyelilikle eşitlenmesini istemek kurucu çoğunluktan kimliksizleşme talep etmek anlamına gelmektedir.”
 
Prof. Dr. Mehmet Akif Okur
 
Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’da kurulan Türk devletini idare eden Selçuklu hanedanı giderek güçten düşmüş, ondan doğan boşluğu Osmanlı hanedanı doldurmuştur. Osmanlı Devleti’nin yıkılışı olarak değerlendirilen 1920’lerin başında aslında aynı Türk devletinin rejim değiştirmesine, Saltanat yerine Cumhuriyet idaresini benimsemesine sahne olmuştur. Bunun en bariz örneği ise Osmanlı ve Cumhuriyet’in aynı ay yıldızlı kırmızı beyaz bayrağı resmi simge olarak kullanmalarıdır. Hal böyle olunca bir tarihi devamlılık kendini hissettirir.
 
Bu tarihi süreç içinde yaşanan olumlu ve olumsuz gelişmelerin sık sık birbirinin tekrarı mahiyetinde karşımıza çıkması hiç şaşırtıcı değildir ve de anlaşılabilir bir şeydir.”
 
Prof. Dr. Vahdettin Engin
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı