Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Sensiz Giden Trenler

Sensiz Giden Trenler

“Ağlayamamak diye bir dert de var işte! Başına gelenleri her daim içine atabilenlere ve hayatın kötü oyunlarına karşı muzipçe büyük roller yapabilenlere özgü bir dert... Bu, insanı daha güçlü daha cesur yapabilir. Aynı yerlerde ayrı masalarda, aynı yollarda ayrı duraklarda olduğumuzu unutmak çok acı olsa da... İşte yine tren senin durağından geçiyor, öyle canım acıyor, zorluyorum kendimi ama ağlayamıyorum.”  Ali Karakaşlı, ilk eseri “İçimdeki Kuşları Vurdular”dan sonra ilk öykü eseriyle “ağlayamayan kahramanları”yla karşımızda. Onun öykülerinde modern yalnızlığın köşeye sıkıştırdığı “insan” hem biraz “sert” hem de biraz “naif”… Hayata karşı “duruş”unu ayarlayamayanların da bozmayanların da dramını bulacaksınız. Ağlamak ve ağlamamak arasındaki “ince” kararsızlığı belki yeniden tadacaksınız. Zaten yazar da dizelerinde bizi bütün “bunaltıcı çaresizlikler” karşısında “”susmaya”, “yutkunmaya” davet etmiyor mu?  “ağlamak, borcu değildir böyle kederlerin   susmak ve yutkunmaktan ibaretmiş yaşamak.”
Yazar:Ali Karakaşlı
Sayfa Sayısı:96
Dil:Türkçe
Isbn:9786059839921
Boyut:12.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:21.07.2016
12 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Sensiz Giden Trenler
“Ağlayamamak diye bir dert de var işte! Başına gelenleri her daim içine atabilenlere ve hayatın kötü oyunlarına karşı muzipçe büyük roller yapabilenlere özgü bir dert... Bu, insanı daha güçlü daha cesur yapabilir. Aynı yerlerde ayrı masalarda, aynı yollarda ayrı duraklarda olduğumuzu unutmak çok acı olsa da... İşte yine tren senin durağından geçiyor, öyle canım acıyor, zorluyorum kendimi ama ağlayamıyorum.”
 
 Ali Karakaşlı, ilk eseri “İçimdeki Kuşları Vurdular”dan sonra ilk öykü eseriyle “ağlayamayan kahramanları”yla karşımızda. Onun öykülerinde modern yalnızlığın köşeye sıkıştırdığı “insan” hem biraz “sert” hem de biraz “naif”… Hayata karşı “duruş”unu ayarlayamayanların da bozmayanların da dramını bulacaksınız. Ağlamak ve ağlamamak arasındaki “ince” kararsızlığı belki yeniden tadacaksınız. Zaten yazar da dizelerinde bizi bütün “bunaltıcı çaresizlikler” karşısında “”susmaya”, “yutkunmaya” davet etmiyor mu?
  “ağlamak, borcu değildir böyle kederlerin
   susmak ve yutkunmaktan ibaretmiş yaşamak.”
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı