Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Coşkun Yüksel Hikayeleri

Coşkun Yüksel Hikayeleri

Bir eski eserde (1896 yılında basılmış, Mir’at-ıMuhammediye ve Menâkıb-ı Ahmediye adında, müellifi,Yusuf Ziya Bey) şu satırları okudum.[Peygamberin Terekesi (Bıraktığı eşyalar); Yücegönüllü Peygamber ve cömertliğin karargâhı Rasûlsallallahu Teâlâ aleyhi vesellem Efendimiz Hazretlerininüzüntü sebebi vefatlarının gerçekleştiği zaman iki Hirebürdesi (hırka)– iki Suhârî elbise – Umman izârı – birSehûl gömleği– Yemen cübbesi – ve biri hamîse, diğerikadife, diğeri beyaz üç yün elbisesi birkaç parça takke –bir tabla (mezkûr tablanın içerisinde sakal tarağı, misvak,makas, sürmedan ve Peygamberin aynası vardı. Aynanınadı da Midleh’ti. Ve Reyyân ve Muğisadlarında iki sukâseleri olduğu gibi bir billurdan diğeri ağaçtan iki subardakları daha vardı. Bu ağaçtan su kâsesinin üçyerinde gümüşten veya demirden bendleri ve bir halkasıolup o halka ile duvara ve bir yere asılırdı. Mahdabadında taştan oyulmuş bir leğenleri, Sâdıra adında biribrikleri, Garrâ adında bir çanakları, dayanmak için birâsâları, Urcûn adında Mıhsarası (bir tür değnek/baston),geceleri üzerinde gecelemek üzere bir palasları ve fıtırsadakasını ölçmek üzere bir ölçekleri (olduğu)]Bu satırlar tabiri caizse aklımı başımdan aldı. Suiçtiği bardağa bir isim vermek nasıl bir şeydir? İnsan veeşya arasında kurulacak ilişki veya madde ile manaarasında kurulacak köprü bu kadar üst bu derecedeyukarda olabilir mi? 
Yazar:Mehmet Sait Karaçorlu
Sayfa Sayısı:444
Dil:Türkçe
Isbn:9789752555525
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:15.06.2023
200 TL
130,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Coşkun Yüksel Hikayeleri
Bir eski eserde (1896 yılında basılmış, Mir’at-ı
Muhammediye ve Menâkıb-ı Ahmediye adında, müellifi,
Yusuf Ziya Bey) şu satırları okudum.
[Peygamberin Terekesi (Bıraktığı eşyalar); Yüce
gönüllü Peygamber ve cömertliğin karargâhı Rasûl
sallallahu Teâlâ aleyhi vesellem Efendimiz Hazretlerinin
üzüntü sebebi vefatlarının gerçekleştiği zaman iki Hire
bürdesi (hırka)– iki Suhârî elbise – Umman izârı – bir
Sehûl gömleği– Yemen cübbesi – ve biri hamîse, diğeri
kadife, diğeri beyaz üç yün elbisesi birkaç parça takke –
bir tabla (mezkûr tablanın içerisinde sakal tarağı, misvak,
makas, sürmedan ve Peygamberin aynası vardı. Aynanın
adı da Midleh’ti. Ve Reyyân ve Muğisadlarında iki su
kâseleri olduğu gibi bir billurdan diğeri ağaçtan iki su
bardakları daha vardı. Bu ağaçtan su kâsesinin üç
yerinde gümüşten veya demirden bendleri ve bir halkası
olup o halka ile duvara ve bir yere asılırdı. Mahdab
adında taştan oyulmuş bir leğenleri, Sâdıra adında bir
ibrikleri, Garrâ adında bir çanakları, dayanmak için bir
âsâları, Urcûn adında Mıhsarası (bir tür değnek/baston),
geceleri üzerinde gecelemek üzere bir palasları ve fıtır
sadakasını ölçmek üzere bir ölçekleri (olduğu)]
Bu satırlar tabiri caizse aklımı başımdan aldı. Su
içtiği bardağa bir isim vermek nasıl bir şeydir? İnsan ve
eşya arasında kurulacak ilişki veya madde ile mana
arasında kurulacak köprü bu kadar üst bu derecede
yukarda olabilir mi?
 

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı