Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Osmanlı Devleti’nde Kölelik  Ticaret, Esaret, Yaşam

Osmanlı Devleti’nde Kölelik Ticaret, Esaret, Yaşam

Tarihin ilk dönemlerinde insanların değişik toplumlar halinde örgütlenme ve birbirleriyle mücadele etmeye başlamaları bir dizi olguyu da beraberinde getirdi. Kölelik de bu mücadelenin sonucunda “güçlünün zayıf üzerinde kurduğu hakimiyet” ile ortaya çıktı. Birbirleriyle savaşan toplumlar, ilk zamanlarda yendikleri toplumun savaşçılarını ve diğer üyelerini öldürüyorlardı. Toplumların nüfusları artmaya başladığında ihtiyaçlar da arttı. Hatta kendi ülkelerinde bulamadıklarını başka ülkelerden elde etmeyi öğrendiler. Bu arada insanların isteklerine bağlı olarak meslekler, uğraşılar çeşitlendi ve bazı alanlarda işgücü açığı ortaya çıktı. Bu işgücü açığını kimi zaman kendi kaynakları yetmediğinden kimi zaman ise özellikle ağır işleri kendileri yapmak istemediklerinden savaşlarda mağlup ettikleri insanlardan karşılamaya başladılar. Böylece savaş esirlerini öldürmek vahşet olmaktan çıktı, kötü şartlarda da olsa yaşamayı sunduğu için kölelik insancıl bir davranış olarak kabul gördü. Bir süre sonra köleler/insanlar ticareti yapılan bir meta haline geldiler. Elinizdeki kitap köleliğin Osmanlı Devleti’ndeki serüvenini kolektif bir çaba ile ele alıyor. Bu alanda çalışmalarıyla bilinen akademisyen ve araştırmacılar tarafından kaleme alınan metinler titiz bir çalışmayla bir araya getirildi.
Sayfa Sayısı:376
Dil:Türkçe
Isbn:9786059835251
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:28.09.2017
168 TL
136,50 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Osmanlı Devleti’nde Kölelik Ticaret, Esaret, Yaşam
Tarihin ilk dönemlerinde insanların değişik toplumlar halinde örgütlenme ve birbirleriyle mücadele etmeye başlamaları bir dizi olguyu da beraberinde getirdi. Kölelik de bu mücadelenin sonucunda “güçlünün zayıf üzerinde kurduğu hakimiyet” ile ortaya çıktı. Birbirleriyle savaşan toplumlar, ilk zamanlarda yendikleri toplumun savaşçılarını ve diğer üyelerini öldürüyorlardı. Toplumların nüfusları artmaya başladığında ihtiyaçlar da arttı. Hatta kendi ülkelerinde bulamadıklarını başka ülkelerden elde etmeyi öğrendiler. Bu arada insanların isteklerine bağlı olarak meslekler, uğraşılar çeşitlendi ve bazı alanlarda işgücü açığı ortaya çıktı. Bu işgücü açığını kimi zaman kendi kaynakları yetmediğinden kimi zaman ise özellikle ağır işleri kendileri yapmak istemediklerinden savaşlarda mağlup ettikleri insanlardan karşılamaya başladılar. Böylece savaş esirlerini öldürmek vahşet olmaktan çıktı, kötü şartlarda da olsa yaşamayı sunduğu için kölelik insancıl bir davranış olarak kabul gördü. Bir süre sonra köleler/insanlar ticareti yapılan bir meta haline geldiler.
 
Elinizdeki kitap köleliğin Osmanlı Devleti’ndeki serüvenini kolektif bir çaba ile ele alıyor. Bu alanda çalışmalarıyla bilinen akademisyen ve araştırmacılar tarafından kaleme alınan metinler titiz bir çalışmayla bir araya getirildi.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı